Home > İnceleme - Analiz > İnceleme: Hayallerim, Aşkım ve Sen

İnceleme: Hayallerim, Aşkım ve Sen

Ağustos ayından beri film analizleri yazmaktan o kadar çok uzak kalmıştım ki, bu fevkalade filmin analizini yazarken kendimi fazlaca mutlu hissediyorum. Türkan Şoray gurmesi olarak mutlaka onun üzerine detaylıca yazmam gerektiğini düşündüm.

Öncelikle Coşkun karakteri üzerine konuşmak isterim. Biz sinemacıların onunla daha fazla empati kurduğunu düşünüyorum. Mutlaka her sinemasever hayatının bir veya birden fazla dönemini Coşkun gibi yaşamıştır. Kendimden örnek vereyim, 2 haftam sadece Robert de Niro izleyerek geçmişti. Sonrasında sürekli onunla ilgili okumalar yapıyor röportajlarını izliyordum. Aşırı seviyordum ve bazı rollerini hayranlıkla tekrarlı izlemiştim. Coşkun hakkında şunu söylemeden geçmemem gerek, film ilerledikçe ondan tiksinmeye başlamıştım. Senaryosuna olan bağlılığı çok kuvvetli. Kendi yapıtı için fazlaca savaşkan bir şekilde yaşayabilecek karakter. Onunla sinema aşkı üzerine pek samimi oldum diyebilirim. Umarım bir gün ben de yazdığım senaryoları beyaz perdeye aktarabilirim.. Çünkü sinema benim için derin tutku, sinema hayatın özüdür.

Türkan Şoray… sinemanın tanrıçası, fevkalade kadın, sinemaya tapmış bir menekşe. Filmde en çok Türkan Şoray’ın muazzam performansı dikkatimizi çekiyor. Birden fazla rol içerisinde bulunuyor ve şekilden şekle bürünüyor. Coşkun’un gözünden Türkan Şoray’ı izliyoruz birde bu şekilde düşününce daha fazla dikkat ve ilgi çekici duruma dönüşüyor. Yaklaşık 5 farklı rol içerisinde oluyor hepsini içtenlikle tüm değerleriyle oynaması aşırı başarılı. Bu konuda onu fazlasıyla takdir etmek gerek. En sevdiğim sahnelerden biri film çekimi esnasında kırmızı dolu kombin yapmıştı. Oradaki telaşında bile çok içtendi. Bence biraz da oyunculuğun zorluğunu beyaz perdeye aktarıldı hatta o sahne oyunculuk üzerine de güzel mesaj olabilir. Çünkü oyunculuk emek işidir, sanattır, nilüfer olmak gibidir. Ayrıca kiliseye gittiği sahnedeki kombini favorim. Çok güzel ve zarifti…

Atıf Yılmaz sinematografik olarak o kadar iyi bir iş başarmış ki, kendisine de ayrı hayran kaldım. Türk Sinemasında Nuri Bilge Ceylan ve Metin Erksan kadar değerli bir isim. Mutlaka diğer filmleri de izlenilmeli, onlar üzerine konuşulmalı. Filmi izledikten sonra sinemanın ne kadar derin bir bağımlılık olduğunu düşündüm. İyi ki sinema var.

Son olarak,

Canım sinema dostum, biricik arkadaşım Hera.. Sinemaya bağımlılığımızın daha fazla kuvvetlenmesi dileğiyle..