John Milius’un Barbar Conan (Conan the Barbarian) filmi Nietzsche’nin sözleriyle başlar:
“Bizi öldürmeyen şey güçlü kılar”.
Bu sözlere dair göndermeler filmin ilk sahnelerinde yer almaktadır. Conan henüz çocuktur köyleri baskına uğradığında. Köydeki herkes katledilir ve annesinin bacağına yapışmış vaziyette Thulsa Doom (James Earl Jones)’un iki adamının karşısındadır Conan. Ekranda görünmeyen bir el bir kılıcı Thulsa Doom’un adamlarından birine uzatır, o da alır ve bir ikincisine uzatır. Conan’ın annesi burada kılıcını iki adama doğrultmuş vaziyette durmaktadır. Adam kılıcı ileri doğru uzatarak bakar ve annesinin boştaki bileğini kavrayan Conan’ı görürüz ve bileği kavrayan parmaklarının hareket ettiğini. Thulsa Doom atıyla birlikte adamlarına yaklaşır ve o anda adamı kılıcın kabzasını Thulsa Doom için hazır biçimde tutarak ona doğru döner, kılıç onu beklemektedir. Thulsa Doom gelir, miğferinin başlığını çıkarır ve kılıcı eline alır. (Bu kısımda maalesef kılıcı alan elin planın merkezi olmayışı ve hatta tam olarak elin boşluğunun bu kavrayışı gerçekleştirmesinin görülmeyişi belki de filmin en eksik yanıdır.)
Thulsa Doom kadına doğru ilerler. Anne bir eliyle oğlunu kollarken diğer eliyle kılıcını havaya kaldırır. Ardı ardına görülen planlarda Thulsa Doom’un ve annenin gözlerinin merkezileştiği iki kısa plana tanıklık ederiz. Burada iki kişinin birbirine ilettiği ve daha sonra ileteceği ne varsa gözleri aracılığıyla gerçekleşmektedir bu. İki kişi gözleri aracılığıyla düşüncelerini, hükümlerini ve eylemlerini açığa çıkarır. Aralarındaki savaşın nihayeti burada belirlendikten sonra geriye sadece yaşanacak olanın vuku bulması kalır. Thulsa Doom’un adamlarının gözlerin bu çarpışmasına tanıklık eden gözlerini görürüz başka planlarda ve merkezi olarak yine. Thulsa Doom gözleriyle anneyi mağlup etmektedir ve annenin henüz açığa çıkmamış olan yenilgiyi taşıyan gözlerinin eşliğinde kılıç tutan eli aşağıya iner ve nihayeti beklemeye başlayan bir beden bütünlüğü vardır artık sadece. Conan, Thulsa Doom’un zaferini izlemektedir annesinin elini tutarken ve kaybeden zayıflığı. Thulsa Doom sırtını döner ve annenin gözleri ona sunulacak olan akıbeti bekler, kendi akıbetine müdahil olacak olan değildir artık.
Thulsa Doom geriye dönerek kılıcını savurur ve annenin başının düştüğünü görürüz Tam da bu esnada Conan elini tuttuğu annesine değil, gözlerini diktiği Thulsa Doom’a eşlik etmektedir. Varlığını duyumsadığı şeyin bileğinden kavradığı annesi değil, gözleriyle temas kurduğu Thulsa Doom olduğunu hissederiz. Conan’ın, annesinin varlığının farkına varması, onun düşerken kavradığı elini çeken cansız bedenidir. Conan ölecek olanı, ölmüş olanı (anne gözlerin çarpışmasından sonra ölüdür artık) ve cansız olanı tutuyordur sırasıyla. Baştan belirlenmiş olan bu kavrayıştan Conan’ı ayıracak olan eylemi ima edeni ve taşıyanı izlemektedir Conan. Annesinin bileği elinden kurtulduğunda gitmiş olanı fark eder Conan. Sadece bir anlığına giden annesine ve sonrasında elinde kalan boşluğa odaklanır. Thulsa Doom kılıcına ve Conan’a bakmaktadır, Conan ise elindeki boşluğa ve boşluğu yaratan Thulsa Doom’a. Conan boşluğu incelerken Thulsa Doom’un kılıcı da boşlukla özdeşleşen imge misali, boşluğun önünde Thulsa Doom’un elinde hareket etmektedir. Conan boşluğa ve Thulsa Doom’a bakarak yansır tekrar ve kılıç kendini gösterir, kavranması gereken biçimde…
Burada, başlangıçta Conan kendi hâkim olduğu güçle kavradığı şeyi değil, gücüne sığındığı şeyi kavramaktadır. Onu dünyaya getiren, yaşamını mümkün kılan ve güçsüzlüğüne bağımlı kılanı. Conan’ın kavrayışında yaşama tutunmak ve güç almak isteyeni görürüz. Bu istekle kavradığı şeyin onun isteklerinin asıl sağlayıcısı olmadığına/olamayacağına tanıklık ederiz sonra. Conan’ın elinde kavrayacak olan boşluk onu zayıf kılacak olanla dolu olmayı seçmiştir. Kavradığı şey bir başka kuvvetin karşısında yenilgiye uğrayarak bu bağımlı ilişkiyi de yok eder ve Conan kendisindeki boşlukla ve boşluğu gösterenle yüzleşir.
Filmin sonlarında tapınakta Thulsa Doom, Conan’a şu sözleri söylemektedir:
“Bana geldin oğlum. Çünkü eğer ben değilsem kim artık senin baban? Sana yaşama isteğini kim verdi?…”
Bu sözlerin her ne kadar müritlerinden herhangi birine söylenebileceğini varsayabilsek bile bu sözler bu anlamın dışında da asıl anlamı taşıyan şeyleri ihtiva eder. Conan henüz filmin başında babasından çeliğin sırrını ve kudretini öğrenirken, çeliği hayatında koyabilecek bir açıklığa sahip değildi. Thulsa Doom bizzat kılıçla bütünleşecek olan Conan’ı, kudret sahibi olacak olanı açığa çıkardı, bu yüzden oğlum demekte pek de haksız sayılmaz.
Conan yaşamını koruyacak ele tutunduğunu düşünürken, kendisini kudret öznesi olmaktan alıkoyduğunun fakında değildir kavradığının. Conan elindeki boşluğu tüm çıplaklığıyla görür ve kudretin nesnesi yerleşir oraya… Doğan boşlukta hâlâ yaşıyor olmasına bakar ve güçle ikame eder orayı…