Home > İnceleme - Analiz > Büyülü Gerçekçi Dünyanın İyilik Meleği: Happy as Lazzaro

Büyülü Gerçekçi Dünyanın İyilik Meleği: Happy as Lazzaro

Alice Rohrwacher’in yazıp yönettiği Lazzaro Felice (Happy as Lazzaro / Mutlu Lazzaro) bize Borges’ten, Marquez’ten esintiler anımsattı. İtalya’nın kırsalında tütün tarlalarının içindeyiz.  Tütün tarlalarında hiç ücret almadan hep borçlarını ödemek için çalışan işçiler eski zaman kölelerinden farksızlar. Filmin zamanına denk değiliz hissi hep zihnimizde izlerken. Bir ampul odadan odaya gezmektedir. Sefalet içinde yaşlılar, gençler ve çocuklar. Biraz ekmek ve biraz içkiden başka bir şey yok. Sönük renklerde gördüğümüz İtalyan kırsalı hoş doğa görüntüleri içermekte ve aynı zamanda tekinsiz hissettirmektedir.

Lazzaro, göklerden yeni inmiş bir melek, herkes ne derse yapıyor, herkese yardım ediyor. Ve insanlar Lazzaro’nun iyiliğini bir kere gördükten sonra hiç bırakmak istemiyorlar hep kullanmak istiyorlar. Markiz işçileri sömürmekte, işçiler Lazzaro’yu sömürmektedirler.

Inviolata adlı bir çiftlikte Markiz Alfonsina De Luna, oğlu Tancredi ve yardımcıları yaşamaktadır. Bu çiftlik dünyadan tamamıyla izole edilmiş. Kendi kurallarında yaşam süren dışarı ile bağlantısı olmayan bir yapıdadır. Ta ki Sigara kraliçesi Markiz’in yasadışı şekilde kurduğu düzen görülünce köleler özgür bırakılıncaya kadar. Nehir bir zaman makinesi gibi işler adeta. Nehri geçenler kente ulaşır. Kente gelen kapitalizmi de görür. Klasik kent havası görürüz, yarım inşaatlar, fabrikadan tüten dumanlar … Tütün işçileri de artık kentin gettolarında yaşam süren sefaletle boğuşanların arasına katılır. Onlar için sefalet zamandan, mekandan bağımsızdır.

Lazzaro nehri geçemedi kalabalıkla. Ona yolları tek yürümek kaldı. Dünyaya ait olmayanlar göğe yükselirdi bir zamanlar, Lazzaro da hiç yaş almayarak dünyaya ait olmadığını gösterdi.

İyi seyirler.